|
2/12/2008
Bulundugu yer:
bilim
Daniel Gabriel Fahrenheit
 Daniel Gabriel Fahrenheit
Daniel Gabriel Fahrenheit, ya da Gabriel Daniel Fahrenheit, 24 Mayıs 1686 Gdansk'da doğdu, 16 Eylül 1736 Den Haag'da öldü); Alman fizikçi.
Hollanda ve İngiltere gezilerinde deneysel fizik ve meteoroloji alanlarında kullanılan kimi araçların yapımını öğrendi. 1710 da yaptığı termometre başlangıç noktası olarak soğuk bir karışımın sıcaklığını bitiş noktası olarak da ağız boşluğunun sıcaklığını ilke saydı. Daha sonra bu termometreyle ölçtüğü suyun donma sıcaklığını 32, kaynama sıcaklığını da 212 derece olarak saptayarak kısaca °F simgesiyle gösterilen Fahrenheit derecesi ölçeğini ortaya koydu. 1720 termometresini daha da geliştirerek ispirto yerine ilk kez civayı kullandı. İngiltere'de, Royal Society üyeliğine seçildi. Maddenin kaynama noktasının hava basıncıyla değiştiğini gösterdi. 1721'de suyun aşırı soğuma özelliğini 1724'te de içine tuz karıştırılan suyun donma ve kaynama sıcaklıklarının değiştiğini ortaya koydu.Günümüzde İngiltere ve ABD'de sıcaklık ölçü birimi olarak kullanılmakta olan Fahrenheit derecesi ile Celcius derecesi arasında
TFahrenheit = 1,8 · TCelsius + 32 şeklinde bir bağıntı vardır.
|
Yorumlar (
yok
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
23/11/2008
Bulundugu yer:
bilim
Mars’ın güney yarıküresinde yeraltında geniş buzul tabakas

Mars’ın güney yarıküresinde yeraltında geniş buzul tabakası tespit edildi.
Amerikalı bilim insanları, Mars’ta kaya parçaları örtüsünün altında çok geniş buz tabakaları keşfettiklerini açıkladı.
Amerikan Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA) California eyaletindeki Pasadena’da kurulu Jet Motorları Laboratuvarından yüzey radar cihazı ekibi üyesi Ali Safaeinili, elde ettikleri sonuçların buzun varlığına kanıt olduğunu belirtti.
Austin’deki Texas Üniversitesi Yer Bilimleri Fakültesinden John Holt da elde edilen bulgularla ilgili olarak Science dergisinde yazdığı makalede, geniş buzul kitlelerinin Mars’ın kutup bölgelerinde olmadığını belirterek, “İncelediğimiz tek bir buzul tabakası, Los Angeles kentinin üç katı genişliğinde ve 3 km kalınlığında, belki daha fazla” diye konuştu.
Holt, buzul tabakalarının bilimsel değerinin dışında, Mars’ın gelecekteki keşfinde önemli bir su kaynağı olabileceğine işaret etti.
Amerikalı uzmanlar, Mars’ın güney yarıküresindeki Hellas havzasındaki muazzam buzul kitlesinin 2250 km genişliğinde ve 5 km kalınlığında olduğunu belirterek, yaklaşık 4 milyar yıl önce büyük göktaşının gezegenin yüzeyine çarpmasıyla oluştuğunu düşündüklerini kaydetti.
Makaleyi yazan Holt ve ekibin 11 diğer üyesi, Mars Odyssey uzay aracıyla yapılan yüzey radar incelemelerinde kuzey yarıkürede de benzer oluşumlar belirlediklerini ifade etti.
|
Yorumlar (
yok
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
26/8/2008
Louis Pasteur, 1822 yılında Fransa'nın Dura bölgesindeki Dole kasabasında dünyaya geldi. Pasteur kimyager ve daha sonra bakteriyolog olarak yaşadığı çağda, tıbbın ilerlemesine çok büyük katkılarda bulundu. Fakat o tıp doktoru olmadığı için, 1800'lü yılların doktorları onun teorilerine burun kıvırıyorlardı. Pasteur buna hiç aldırmadan çalışmalarını sürdürdü, çünkü Pasteur'ün bakterilerin ya da mikropların gerçekten var olduklarına ve bunların hastalıklara yol açabileceğine olan inancı tamdı. O kendi bildiği yöntemle yaptığı işe ve kendine inancını sürdürerek araştırmalarına devam etti. Bundan sonra ise ipekböceği hastalığına ve kuduza çare buldu. Pasteur ayrıca içtiğimiz sütün bozulmasını önlemenin yöntemini de keşfetti. Burada sütü 140 (fahrenheit) derecede otuz dakika süreyle ısıtmak ve sonra hızlı bir biçimde soğuttuktan sonra sütü kapalı ve sterilize edilmiş şişelere koymak gerekiyordu. Bu yöntem sütü mikroplardan arındırmak için günümüzde de kullanılmaktadır. Bu yönteme, Louis Pasteur'ün adıyla 'Pastörize' etmek denilmektedir. Pasteur, Strasberg'li Marie Laurent ile evlendi. Birbirlerini çok seviyorlardı. Marie eşini, araştırmalarını her şeyin üstünde tutması için özendiriyordu. Bu yüzden Pasteur, laboratuar çalışmaları üzerinde yoğunlaşabiliyor ve işine gereken zamanı ve önemi verebiliyordu.
Küçük Joseph Meister kuduz bir köpek tarafından on dokuz yerinden ısırıldığında, anne ve babası yavrucağı Louis Pasteur'e getirdiler. Bu bilim insanı daha önce insan üzerinde hiç denenmemiş olan kuduz aşısını çocuğa uygulamakta tereddüt etti. Pasteur bunu ancak, kendisine gelen iki doktorun, çocuğun kuduzdan her durumda öleceğini ve başarılı olursa ilacın kuduza bir çare olabileceğini söylemesinden sonra denemeye karar verdi.
Pasteur kuduzun çaresini bulmuştu. Louis'nin aşısı küçük Joseph Meister'in hayatını kurtardı. Meister büyüdüğünde Pasteur Enstitüsü'nün kapıcılarından biri olacaktı. Çünkü Louis Pasteur'e karşı duyduğu minnet duygusu, ömrünün sonuna kadar Enstitü'de çalışmak istemesine neden olmuştu.
Pasteur kendine inanan bir insandı. Başkalarının söyledikleriyle değil, kendi doğrularıyla yaşayan ve sezgilerine güvenen bir bilim insanıydı. 1895 yılında hayata gözlerini yumduğu güne kadar son derece alçak gönüllü, gösterişiz ve sade bir yaşam sürdürdü. Yaşlılık yıllarında insanların ona gösterdikleri büyük saygı karşısında şaşkınlığa düşer ve bunu pek komik bulurdu. Bir keresinde Londra'da bir uluslarası tıp kongresine davet edilmişti. Kongre salonuna girdikten kısa bir süre sonra Pasteur kürsüye davet edildi. Pasteur'ün yüzünde hayal kırıklığına uğramış gibi bir ifade belirdi. Pasteur, "İngiltere veliaht (kral adayı) Prens'i buraya geliyor olsa gerek" dedi. "Keşke dışarda dursaydık. Gelişini de izleyebilirdik böylece." Bu içten sözler herkesi çok duygulandırmıştı. Kongre başkanı Pasteur'e "Hayır Bay Pasteur" dedi. "Gelen sizsiniz. Herkesin takdir ettiği ayakta  
|
Yorumlar (
yok
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
26/8/2008
Bulundugu yer:
bilim
Önemli Buluşlar ve Tarihleri
Önemli Buluşlar ve Tarihleri 1280 İlk gözlük İtalya'da yapıldı. 1450 Johannes Gutenberg'in baskı makineleri kitap üretiminde çığır açtı. Bunun sonucunda yeni icatlar hakkındaki bilgilerin yayılması hızlandı. 1453 Copernicus, gezegenlerin Dünyanın etrafında değil, Güneş'in etrafında döndüğünü ortaya atan kuramını yayımladı. 1592 Galileo, cisimleri 30 kez büyüten bir teleskop yaptı. 1614 İskoçyalı matematikçi John Napier logaritma cetvelini icat etti. 1618 Johannes Kepler, gezegenlerin Güneş'in çevresinde çizdikleri elips biçimindeki yörüngeleri betimleyen yasaları yayımlar. 1622 Blaise Pascal, babasının vergi hesaplarında kullanması için bir toplama makinesi icat etti. 1643 Evangelista Torricelli, hava basıncını ölçmek için şimdi civalı barometre denilen cihazı icat etti. 1656 Christian Huygens, Galileo'nun fikirlerine dayanan hassas bir sarkaçlı saat tasarladı. 1668 Isaac Newton ilk aynalı teleskopu yaptı. 1682 Edmond Halley, daha sonra kendi adıyla anılacak bir kuyrukluyıldızın yörüngesini çizip betimledi. 1687 Newton'un, evrensel çekim yasalarını formülleştirdiği Principia başlıklı kitabının yayımladı. 1690 Edmund Halley, dalış makinelerine hava pompalayacak bir yöntem geliştirdi. 1698 Thomas Savery'nin yaptığı ilk buhar makinesi, su altında kalan madenlerdeki suyu dışarı pompalamada kullanıldı. 1733 İngiliz bir dokumacı tarafından icat edilen "uçan mekik" adındaki alet bir kişinin bir günde üretebileceği kumaş miktarını ikiye katladı. 1752 Benjamin Franklin, yıldırımın elektrikten kaynaklandığını gösterdi. 1783 Marquis de Jouffroy d'Abbans ilk buharlı gemiyi yüzdürdü. 1783 Montgolfier Kardeşler bir sıcak hava balonunu başarıyla uçurdu. 1789 Lavoisier'nin, 33 elementi sıraladığı ve bu elementlerin adlandırılması ile ilgili modern sistemi sunduğu "Kimyasal Adlandırma Yöntemi" yayımlandı. 1796 Edward Jenner, bir çocuğu çiçek hastalığına karşı aşıladı. 1799 Alessandro Volta, ilk elektrik bataryasını yaptı. 1801 İlk denizaltılardan olan Nautilus ilk yolculuğunu tamamladı. 1804 Richard Trevithick raylar üzerinde giden ilk buharlı lokomotifi yaptı. 1814 Friedrich König elle çalışan matbaadan çok daha hızlı olan buharlı matbaayı geliştirdi. 1819 Augustus Siebe basınçlı bir dalgıç elbisesi tasarlayarak insanların daha derinlere dalabilmesini sağladı. 1820 Hans Oersted, elektrik akımının pusulanın iğnesi üzerinde manyetik etki yarattığını gösterdi. 1821 Charles Babbage, karmaşık matematiksel tabloları otomatik olarak hesaplamak için tasarladığı "fark makinesi" nin üzerinde çalışmaya başladı. 1826 Fransız fizikçi Joseph Niepce tarihteki ilk fotoğrafı çekti. 1829 George Stephenson, en iyi buharlı lokomotif tasarlama ve yapma yarışmasını kazandı. Rocket adlı bir lokomotif üretti. 1830 İlk dikiş makinesi Fransız terzi Barthelemy Thimonnier tarafından tasarlandı. 1836 Samuel Colt, yaptığı hızlı ateş eden tabanca "altıpatlar" ın patentini aldı. 1837 Isambard Kingdom Brunel, ilk kıtalararası buharlı gemiyi yüzdürdü. 1837 İki İngiliz mucit William Cooke ve Charles Wheatstone ilk elektrikli telgraf makinesini yaptı. 1838 Samuel Morse kendi geliştirdiği Morse alfabesini ilan etti. 1839 Louis Daguerre vesikalık fotoğraflarda çok tutulan daguerrotype fotoğraf tekniğini icat etti. 1841 Michael Faraday, hareketli bir mıknatıstan elektrik akımı elde etti. 1843 Samuel Morse, telgraf mesajlarında kullanılmak üzere nokta ve çizgilerden oluşan ünlü mors alfabesini icat etti. 1846 Amerikalı bir dişçi bir çene ameliyatında acıyı hissettirmemek için eter kullandı. 1848 İlk yürüyen merdiven, New York'ta turist çekmek için kuruldu. 1849 Çengelli iğne icat edildi. 1857 New York'ta bir dükkân asansörü olan ilk bina oldu. 1860 Belçikalı Etienne Lenoir ilk içten yanmalı motoru yaptı. 1863 İlk metro (yeraltı demiryolu) hattı Londra'da işletmeye açıldı. 1868 Gregor Mendel, bezelye bitkileriyle yaptığı, modern genetik kuramının temellerini oluşturan araştırmalarını bitirdi. 1868 Bir gazetenin yazı işleri müdürü olan Christopher Sholes ilk kullanışlı daktiloyu yaptı. 1872 Fotoğrafçı Eadweard Muybridge ilk ardışık fotoğraflar dizisini çekti. 1876 Alexander Graham Bell ilk telefon konuşmasını yaptı. 1877 Edison fonografı icat etti. 1878 Joseph Swan elektrik ampulünü icat etti. 1879 Ernst von Siemens elektrik döşenmiş bir hat üzerinde giden ilk elektrikli treni sergiledi. 1881 Emile Berliner, yassı plaklar kullanan ilk gramofonu yaptı. 1885 Louis Pasteur, bir dizi aşı yaparak, kuduz bir köpek tarafından ısırılmış bir çocuğun yaşamını kurtardı. 1885 Fizikçi Heinrich Hertz elektromanyetik dalgaların varlığını gösterdi. 1885 Avusturyalı kimyacı Carl Auer, muma göre daha kullanışlı ve güvenli olan bir havagazı lambası icat etti. 1886 Linotip adlı makine, gazetelerin ve kitapların daha hızlı hazırlanmasını sağladı. 1888 George Eastman, Kodak no.l adlı fotoğraf makinesini üretti ve müşterilerinin filmlerini banyo etti. 1889 Edison'un yardımcısı Charles Batchelor sinema filmlerinin seslendirilmesi üzerine deneyler yaptı. 1890 Daimler motor şirketi, dört tekerlekli ve akaryakıtla çalışan otomobil üretimine başladı. 1890 Herman Hollerith'in icat ettiği elektrikli sayma makinesi sayesinde Amerika'da nüfus sayımı işlemi çok hızlı bir şekilde sonuçlandırıldı. 1895 Paris'te Lumiere Kardeşler 10 hareketli filmden oluşan bir gösteri yaptı. 1895 Wilhelm Röntgen, X-ışınlarını buldu. 1898 Valdemar Poulson, modern teybin öncüsü olan bir cihaz yaptı. 1901 İlk radyo transistörünü Marconi geliştirdi. 1902 İtalyan Guglielmo Marconi, Manş Denizi üzerinden radyo dalgalarıyla mesaj iletmeyi başardı. 1903 Amerikalı Wright Kardeşler ilk motorlu uçağın uçuşunu gerçekleştirdi. 1903 Henry Ford, yeni araba fabrikasıyla seri üretim tekniğini getirdi. 1903 Willem Einthoven, kalbin işleyişini kaydeden elektrokardiyografi cihazını icat etti. 1904 John Fleming'in geliştirdiği cam diyotlar radyo cihazlarının vazgeçilmez parçası oldu. 1908 Adını mucidinin adından alan Geiger sayacı radyasyonu saptamak ve ölçmek için kullanılmaya başlandı. 1910 Fransız Henri Fabre, tekerlekleri olmayan ve su üzerinde seyredebilen bir uçak geliştirerek ilk deniz uçağını icat etti. 1911 Marie Curie, radyoaktiflik konusunda kendi başına yaptığı çalışmalardan dolayı Nobel Ödülü aldı; böylece de bu ödülü iki kez alan ilk kişi oldu. 1911 Ernest Rutherford, atomun merkezinde bir çekirdek olduğunu gösterdi. 1919 Einstein, "Genel Görelilik" konusundaki yazısını yayımladı. 1921 Philip Drinker, hastaların solunum yapmasına yardım etmek için "demir ciğer"i icat etti. 1922 İlk mikrofilm tanıtıldı. 1926 John Logie Baird ilk televizyon görüntüsünü başarıyla iletti. 1926 Robert Goddard ilk sıvı yakıtlı roketi fırlattı. 1926 ABD'li Profesör Robert Hutchinson Goddard ilk sıvı yakıtlı roketi geliştirdi. Gaz ve sıvı oksijenle işleyen roket, 12,5 metre yüksekliğe çıktı ve 56 metre yol aldı. 1928 Bugün penisilin dediğimiz bir oluşumun bakterileri öldürmesi Alexander Fleming'in dikkatini çekti. 1933 İki Alman bilim adamı Max Kroll ve Ernst Ruska elektron mikroskobunu yaptı. 1935 Alman şirketi AEG, sesi kaydetmek için plastik manyetik teyp bandını geliştirdi. 1938 Macar mucit Lazlo Biro, bıro da denilen bilye uçlu tükenmez kalemi icat etti. 1938 Amerikalı Chester Carlson ilk fotokopi makinesini icat etti. 1939 İgor Sikorsky adlı bir Rus mühendis tarafından ilk helikopter yapıldı. 1940 İlk elektronlu mikroskop Philedelphia'da tanıtıldı. 1942 Wernher von Braun, Almanya'nın ilk uzun menzilli füzesi olan V-2'yi fırlattı. 1942 Enrico Fermi, ABD'nin Chicago kentinde, nükleer enerjinin denetim altına alınabildiği bir nükleer reaktör yaptı. 1943 Jacques-Yves Cousteau ve Emile Gagnan, ilk dalış tüpünü tasarladılar. 1945 Amerikalı mucit Percy Spencer, ilk mikrodalga fırını tasarlayarak patentini aldı. 1946 John Mauchy ve John Eckert'in geliştirdiği, Amerika'nın ilk elektronik bilgisayarı ENIAC halka gösterildi. 1947 Edwin Land bir dakikadan az bir sürede siyah beyaz fotoğraf çıkaran polaroid makineyi icat etti. 1953 Francis Crick ile James Watson DNA molekülünün yapısını keşfetti. 1957 Sovyetler Birliği tarafından Dünyanın çevresinde dönen insan yapımı ilk cisim Sputnik I fırlatıldı. 1960 Theodore Maiman ilk lazeri yaptı. 1962 Telefon konuşmalarının yanında canlı televizyon görüntülerini de ileten Telstar adlı uydusu fırlatıldı. 1977 Dünyanın tekrar kullanılabilen ilk uzay gemisi olan Uzay Mekiği, ABD tarafından fırlatıldı. 1982 Philips ve Sony şirketleri kompakt diski çıkardı. 1987 İlk sayısal ses bantları (DAT) üretildi. 1990 Yüksek netlikte televizyon (HDTV) yayını ilk kez yapıldı.
|
Yorumlar (
yok
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
26/8/2008
Bulundugu yer:
bilim
Yavuz Sultan Selim
Yavuz Sultan Selim Osmanlı padişahlarından Yavuz Sultan Selim yapacağı seferleri hep gizli tutarmış. Yine böyle bir sefer hazırlığı sırasında vezirlerinden biri ısrarla padişaha seferin nereye yapılacağını sorunca yavuz Sultan Selim şöyle demiş: "Sen sır saklamasını bilirmisin?" Vezir sorduğu soruya yanıt alacağı ümidiyle: "Evet hünkarım, bilirim" dediğinde Yavuz Sultan Selim şu susturucu karşılığı vermiş: "Ben de bilirim..."
Yavuz Sultan Selim Babası İkinci Bayezid Han Annesi Aişe Hatun Doğumu 10 Ekim 1470 Vefatı 21/22 Eylül 1520 Saltanatı 1512-1520
Osmanlı sultanlarının dokuzuncusu ve İslam halifelerinin yetmişdördüncüsü. Amasya'da doğdu Küçük yaştan itibaren Kur'an-ı Kerim, tefsir, hadis, ve fıkıh dersleri yanında yüksek fen ilimlerini de öğrendi. Çok çevik ve zeki olup ok atmak, güreş tutmak ve kılıç kullanmak hususunda maharet sahibiydi. Arabi ve Farisi'yi mükemmel bir şekilde konuşurdu. Babası ikinci Bayezid padişah olduktan sonra, askeri sevk ve idare ile devlet yöneticiliğini öğrenmesi için Trabzon'a vali tayin olundu.
Yavuz Sultan Selim Trabzon valisi iken, Şah İsmail'in(1502-1524) siyasi-dini faaliyetleri ile Osmanlı Devleti için çok büyük bir tehlike arzettiğini görüyor ve ona göre tedbirler düşünüyordu. Hatta zaman zaman bu devlet üzerine küçük çapta akınlar da yapıyordu. Nitekim, 24 Nisan 1512'de babasının yerine geçince de ilk seferini, Osmanlı Devleti'ni önce bölüp parçalama, sonra da yıkma emelleri güden Safeviler üzerine yaptı. İstanbul'da Eyüp ve diğer mübarek kabirleri ziyaret ederek zafer duaları yaptıktan sonra ordusuyla harekete geçen Selim Han günlerce yol aldıktan sonra nihayet 23 Ağustos 1514'de Çaldıran ovasında Safevi ordusuyla karşılaştı. Yavuz ve ordusunun kudreti ile ateşli silahların üstünlüğü sayesinde Osmanlılar parlak bir zafer kazandı. İran ordusunun büyük bölümü imha edilirken bir çok safevi kumandanı ile Şah İsmail'in zevcesi esir alındı. İran'ın başşehri Tebriz'e giren Yavuz Sultan Selim Han, şehirdeki camileri tamir ettirdi ve halka huzur verdi.
Bu zafer ile Osmanlı hududu Fırat'tan Azerbaycan'a ve İran içlerine kadar uzandı. Yavuz Sultan Selim ikinci seferini Memlukler üzerine yaptı. Bu seferin asıl sebebi Memluklerin Osmanlı Devleti'nin kuvvetlenmesinden endişe ederek şii Şah İsmail ile ittifak içerisine girmesi idi. Şah İsmail'i bir darbede saf dışı bırakan Cihangir padişah bu defa da yıldırım sürati ile, Mısır ordularını, 24 Ağustos 1516 da Mercidabık ve 26 Mart 1517'de Ridaniye'de kazandığı zaferler ile perişan etti. Artık Memluk devleti kalmamış, bütün arap ülkeleri Osmanlı hakimiyetine girmişti. Bu durum üzerine Mekke ve Medine emiri mukaddes şehirlerin anahtarlarını "Hadimü'l Haremeyn: Mekke ve Medine'nin hizmetçisi" şekline çevirerek aldı ve evladlarına böyle miras bıraktı.
İki büyük seferin zaferle neticelenmesinden sonra bilhassa donanma faaliyetine hız veren Yavuz, devrin büyük alimi Kemal-paşazade'ye niyetinin feth-i Efrenciye yani Avrupa olduğunu bildirmişti. Ancak yüce Hakan'ın yine Eyüp türbesini ziyaretle başladığı bu seferine yakalandığı amansız şirpençe hastalığı mani oldu. Vefat etmeden önce musabihi Hasan Can kendisine hakka teveccüh etmesini söyleyince, "Bunca zamandan beri bizi kiminle biliyordun. Cenab-ı Hakka teveccühde bir kusur mu gördün." buyurarak Yasin-i Şerif okumasını istedi. Kendiside okurken ruhunu teslim etti. Naşı kendi adı ile anılan camiin avlusundaki türbesindedir.
Osmanlı Devletinin topraklarını iki buçuk mislinden fazla genişletti. Babasından devr aldığı 2.373.000 km2 olan ülke toprakları, 6.557.000 km2 ye çıktı.
Devlet işlerinde kesin niyet ve kati programla hareket eden Selim Han, herhangi bir devlet işini fiiliyata koymadan evvel, muhtelif yollarla onun hakkında alim vezir ve sair ilgililerin fikirlerinden istifade eder ve günlerce düşünür, nihayet son kararını verdikten sonra ondan dönmez ve bu kararın aleyhinde söz söyleyenleri en şiddetli şekilde cezalandırırdı. Muntazam bir casus teşkilatı vardı. Bu sayede gerek memleket dışından ve gerek içeriden devamlı bilgi alırdı. Mühim işlerde bizzat tahkikat yapardı. İhtişam ve debdebeye ehemmiyet vermez, sadeliği sever ve sade giyinirdi. Kendisi için fazla para sarfıyla köşk ve lüks şeyler yapılmasını istemezdi. Bir defasında oğlu Şehzade Süleyman çok süslü bir elbise ile huzuruna girince; "Süleyman annen ne giysin" diyerek sitem etmişti. Hazinenin devamlı dolu olmasına dikkat ederdi.
Sultan Selim Han evliyaya rağbet eder onların sohbetlerine katılmayı bulunmaz bir nimet sayardı. Devamlı; "Padişah-ı alem olmak bir kuru kavga imiş-Bir veliye bende olmak cümleden ala imiş." buyururdu. Yavuz Sultan Selim'in Şam'da Salihiyye'de Muhyiddin-i Arabi'ye yaptırdığı cami, imaret ve türbeden ve bir de Konya'da Mevlevi tekkesine getirdiği sudan başka bir hayır yapmasına vakti ve zamanı müsaid olmamıştır. Hatta başlattığı camiinin bile yalnız temellerini attırabilmiş fakat tamamlayamamıştır.
|
Yorumlar (
yok
) :: Yorum Yaz! :: Baglantı
|
|
|

Görüşlerinizi Bildirin
. : : Defteri Oku . : : Deftere Yaz
Menü
Kategorilerim
17
sayfadan
1
. sayfa
| ileri
|
|
|
"Kuyruğunu kendine batırmıştı ki akrep durdurmak için zamanı , yetişti peşinden yelkovan: Dur! dedi , henüz gelmedi zamanı intiharın , henüz bitmedi tarihin macerası…"
|
|
|
|